|
DÜN VE BUGÜN
Öylesine mutluyduk, mutsuzluğumuzun bilincinde değilken
Harun gibi zengindik, fakirliğimizin farkına varıncaya dek
Apollon gibi güzeldik, yapay beslenmediğimiz zamanlar
İnanılmaz cömerttik, o yoksulluğu paylaştığımız günlerde
Daha sağlıklıydık sanayilerin çevreyi kirletmesinden önce
Yürürdük patikalardan el ele çiçekli yaylalardan geçerek
Herşeyin ölçüsünün para olduğu küçülen dünyamızda
Teknolojik oyuncaklar ile paylaşıyoruz yalnızlığımızı
Nitelikli insanlar sefil dolanırken önümüzde arkamızda
Ekranlardan taşan cazibeler köreltiyor gözlerimizi
Durmadan konuşsak ta kimse duymuyor sözlerimizi
Ömür tüketiyoruz televizyon karşısında kanal seçerek...
Yakup YURT,
Brüksel - 23.10.1999
FLASH INFO
L'irresponsabilité est omniprésente
La presse est sans commentaires
Les gens sont insatiables
Les foyers sont en mésentente
Les yeux sont sans sommeil
Les relations sont sans harmonie
Le futur est sans espoir
Les économies sont en faillite
Les coeurs sont fatigués...
Les responsables passent
En face de la caméra
Et parlent
Bla... bla... bla...
Yakup YURT
FLAŞ HABER
Her yerde sorumsuzluk
Basında yorumsuzluk
İnsanlarda doyumsuzluk
Evlerde huzursuzluk
Gözlerde uykusuzluk
İlişkilerde uyumsuzluk
Gelecekten umutsuzluk
Ekonomilerde durgunluk
Gönüllerde yorgunluk
...
Yetkililer geçiyorlar
Kamera karşısına
Ve konuşuyorlar
Luk... luk - luk...
Yakup YURT
Brüksel, 17.05.2000
PAYSAGE HUMAIN D'ANATOLIE
On arrive seul au monde
En coulant de la vallée des douleurs
On souhaite que le petit porte bonheur
En lui épinglant une pièce d'or
Le bambin marche d'abord à quatre pattes
Ensuite il court en fuyant le chien
Pour tomber dans les bras du circonsiseur
La moitié du zizi s'en va comme un jaune d'oeuf
Avec le même souhait de bonheur au tien
La pousse s'élance en cyprès avec le temps
Le jeune homme bredonne au hammam
Et s'en va à l'Est pour le service militaire
Pour s'habituer au froid petit à petit
Et il crève de nostalgie du logis paternel
Pendant qu'il rêve de la soupe maternelle
Arrive la fin du service pour le futur gendre
Car la belle Halime en est folle de longue date
Remise de mouchoir, promesses, fiançailles
Et voilà que les musiciens égaient le village
Et tous ensemble on danse la farandolle nuptiale
Eux, ils arrivent à leur fin
Et nous autres attendons notre tour
Et...
Ce paysage se répète
Un jour avec Ali, un autre jour avec Veli !..
Yakup YURT
Brüxelles , 21 haziran 1999
ANADOLU'DAN YAŞAM
MANZARASI
Dünyaya yalnız gelinir
Sancılar vadisinden akarak
Uğurlu olması dilenir
Yavrunun küçük altın takarak
Emekler önce velet düşe kalka
Koşar sonra köpekten kaçarak
Düşer sünnetçinin kucağına
Yumurtanın sarısı gider çükün yarısı
Seninkinin başına inşallah darısı
Fidan serpilir selvi olur zamanla
Delikanlı şarkı söyler hamamda
Asker olur gider Doğu'ya
Alışır yavaş yavaş soğuğa
Kışlasında sıla hasreti çeker
Anasının çorbası burnunda tüter
Gelir teskere döner damat adayı
Halime ona çoktan yakmış abayı
Mendil verme, söz kesme, nişan
Derken çalınır köyde davul zurna
Çekilir hep birlikte düğün halayı
Onlar erer muradına
Bizler çıkarız kerevetine
Ve...
Bu manzara tekrarlanır
Bir gün Ali'yle bir gün Veli'yle !..
Yakup YURT
Brüksel, 21 haziran 1999
yakup.yurt@skynet.be
|